2008 ve 2009’daki tam vücut yarış mayoları yüzücünün yerine kulaç atmıyordu. Yine de bazı modeller su içinde daha az sürüklenme, daha iyi vücut hizası ve aynı hızda daha düşük enerji maliyeti sağlayabiliyordu. Bu avantaj tek bir yüzücüde her mesafeye aynı ölçüde yansımadı. Fakat yarış sonuçlarındaki sıçrama, ekipman yarışının sonucu belirleyecek kadar büyüdüğü kaygısını doğurdu. Uluslararası federasyon da 2010’dan itibaren malzeme ve vücut kaplama kurallarını değiştirdi.

Mayo nasıl zaman kazandırabilir?

Suda hızlandıkça seni geriye çeken direnç büyür. Yüzücünün duruşu, frontal alanı, yüzeyde oluşturduğu dalgalar ve mayonun dokusu bu direncin parçalarıdır. Yarış mayosu vücudu daha pürüzsüz bir forma sıkıştırabilir, su alan gevşek kumaşı azaltabilir ve bazı bölgelerde yüzücünün hizasını korumasına yardım edebilir.

Poliüretan panellerin önemli tarafı suyu az geçirmeleri ve sıkı bir yapı oluşturmalarıydı. Bazı modellerde vücut yüzeyinin çok büyük bölümü kaplanıyor, dikişler azaltılıyor ve kompresyon artırılıyordu. Böylece mayo sıradan kıyafetten çok, yüzücünün hidrodinamiğine katılan bir ekipmana dönüştü.

Kontrollü deneylerde ne görüldü?

Chatard ve Wilson, 14 yarışmacı yüzücüyü normal mayo, tam vücut mayo ve belden ayak bileğine uzanan mayo ile karşılaştırdı. Teknik mayolar pasif sürüklenmeyi ve sabit tempodaki enerji maliyetini azalttı. Maksimum yüzme denemelerinde de ortalama performans avantajı görüldü.[1] Çalışma küçük olduğu için bu ortalamayı her yüzücüye yazılmış kesin saniye gibi kullanamayız.

Mayonun hissedilen eforu, kulaç başına alınan mesafeyi ve su içindeki pozisyonu değiştirmesi de olası. Fakat laboratuvarda çekilen bir sporcunun pasif sürüklenmesi, yarıştaki çıkış, dönüş, su altı fazı ve yorgunluğun tamamını temsil etmiyor.

Görsel özet

Mayodan kronometreye giden yol

Mayo doğrudan enerji üretmez. Var olan yüzme hızının su içinde daha az kayıpla kullanılmasına yardım edebilir.

  1. Sıkı yüzeyDaha az gevşek kumaş
  2. Vücut hizasıSuda daha düzenli profil
  3. Daha az dirençAynı hızda daha düşük maliyet
  4. Yarış süresiKüçük fark, büyük sonuç

Etkinin büyüklüğü yüzücüye, mesafeye, stile ve mayo modeline göre değişir.

2008 ve 2009 neden bu kadar sıra dışıydı?

En iyi dereceleri yıllara göre inceleyen araştırmalar 2000, 2008 ve 2009’da belirgin performans sıçramaları buldu.[2] Bu desen, yeni mayo nesillerinin sahneye çıktığı tarihlerle çakışıyordu. Daha sonraki bir sistematik derleme de 43 çalışmayı bir araya getirerek mayoların drag, kaldırma, enerji maliyeti ve psikolojik his üzerinden etkili olabileceğini; fakat sonuçların model, yüzücü ve teste göre değiştiğini gösterdi.[3]

Yine de bir dünya rekorunu mayoya bölüp kalanını sporcuya yazmak mümkün değil. Antrenman yöntemleri, havuz tasarımı, yarış derinliği, çıkış ve dönüş becerisi, rekabet seviyesi ve sporcuların kendi gelişimi de aynı zaman çizgisinde ilerliyordu. Mayo güçlü bir ortak etkendi, tek açıklama değildi.

Federasyon nerede çizgi çekti?

2009’da federasyon onay sürecinde hava hapsetme ve malzeme etkisini tartıştı; o sırada etkinin her modelde kesin olarak ölçülmesinin zor olduğunu da açıkça belirtti.[4] Ardından 2010 kuralları tekstil dışı malzemeleri dışarıda bıraktı ve mayonun kaplayabileceği vücut alanını sınırladı. Erkeklerde mayo göbek üstüne ve diz altına, kadınlarda omuzların ötesine ve diz altına uzanamaz hâle geldi.

Amaç teknolojiyi yüzmeden tamamen çıkarmak değildi. Bugünkü yarış mayoları da kompresyon, kesim ve yüzey tasarımıyla gelişiyor. Çizilen sınır, ekipmanın sporcunun fiziksel performansını gölgede bırakmaması içindi.

Bu tartışma neden hâlâ önemli?

Karbon plakalı ayakkabıdan aerodinamik bisiklete kadar aynı soru tekrar karşımıza çıkıyor: Ekipman sporcunun becerisini ortaya mı çıkarıyor, yoksa rekabetin temelini mi değiştiriyor? Cevap yalnız laboratuvar yüzdesiyle verilmiyor. Erişilebilirlik, maliyet, denetlenebilirlik ve sporun nasıl tanımlandığı da kararın parçası.

2008–2009 mayoları bize küçük görünen bir malzeme değişiminin elit sporda nasıl büyük bir etik tartışmaya dönüşebildiğini gösterdi. Havuzdaki hikâye modadan çok daha büyüktü. Yarışın ne kadarının insana, ne kadarının teknolojiye ait olacağı konuşuluyordu.

Görsel özet

2010’da sınır nereye çekildi?

Yeni kurallar teknolojiyi ortadan kaldırmadı; malzeme ve vücut kaplamasına sınır getirdi.

Teknik mayo dönemi

2008–2009

  • Poliüretan gibi tekstil dışı paneller
  • Daha geniş vücut kaplaması
  • Yüksek kompresyon ve düşük su geçirgenliği
Yeni yarış standardı

2010 sonrası

  • Tekstil esaslı malzeme
  • Erkeklerde bel–diz sınırı
  • Kadınlarda omuz ve diz sınırı

Kurallar sporun yönetim organınca zaman içinde güncellenebilir; burada 2010’daki temel değişim özetleniyor.

Kaynakça

Neye dayandık?

  1. Chatard ve WilsonEffect of fastskin suits on performance, drag, and energy cost of swimming. Medicine & Science in Sports & Exercise, 2008;40(6):1149–1154. DOI: 10.1249/MSS.0b013e318169387b. PMID: 18460989.Kaynağı aç ↗
  2. Berthelot ve ark.Technology & swimming: 3 steps beyond physiology. Materials Today, 2010;13(11):46–51. DOI: 10.1016/S1369-7021(10)70203-0.Kaynağı aç ↗
  3. Morales, Tamayo Fajardo ve González-GarcíaHigh-Speed Swimsuits and Their Historical Development in Competitive Swimming. Frontiers in Psychology, 2019;10:2639. 43 çalışmalık sistematik derleme. DOI: 10.3389/fpsyg.2019.02639. PMID: 31920770.Kaynağı aç ↗
  4. World Aquatics / FINAPR46 — FINA Executive Meeting / Swimsuits, 22 Haziran 2009. Mayo onayı, hava hapsetme tartışması ve 2010 kriterlerine ilişkin resmî açıklama.Kaynağı aç ↗
Kısa bir not

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşıyor. Tanı veya kişisel tedavi önerisi değil. Özel bir sağlık durumun varsa uygulamayı kendi sağlık profesyonelinle değerlendir.